29 Haziran 2017 Perşembe

BİR ZAMANLAR GÖZTEPE, VURAL VE SÜPER LİG

18 Haziran 2017, 01:07
BİR ZAMANLAR GÖZTEPE, VURAL VE SÜPER LİG
ALİ İHSAN ERDENİLGEN
2016-2017 futbol sezonunda İzmir’in efsane kulüplerinden Göztepe, Spor –Toto 1.Lig play-off ta Antalya’da oynanan final maçında 14 yıllık ara ve özlemden sonra şampiyon olarak muazzam bir başarıya imza attı. Bu başarının detaylarına girmeden önce sarı kırmızılı ekibin geçmişine de bakmakta yarar var.

14 Haziran 1925 tarihinde Altay’dan ayrılan futbolcular ve Göztepe semtinin ileri gelenleri tarafından kurulan Göztepe futbol takımının fahri başkanlığına dönemin İzmir valisi Kazım Dirik seçilir. Kulübün ilk resmi adresi Mithatpaşa Caddesi No: 1091'dir.

Göztepe ilk resmi maçını 28 Ağustos 1925 tarihinde Altay ile oynar ve bu maçı 1-0 kazanır.
1937 yılında dönemin İzmir valisi Fazlı Güleç’in emriyle İzmirspor ve Egespor ile birleşip Doğanspor adını alan  Göztepe, o sezon ege kupasını kazanır.

1938-1939 sezonunda Doğanspor adıyla mahalli lig şampiyonu olan takım, 12 Eylül 1940 tarihinde bir kongre kararı ile yeniden Göztepe adını alır.

1941,1942,1943,1944 sezonlarında Göztepe İzmir mahalli lig şampiyonluklarını peşi sıra kazanır…

Göztepe’nin ilk futbol sahası (daha sonra Gürsel Aksel adını alacak olan) 1949 Eylül ayında açılır.
Göztepe 1949-1950 sezonunu Türkiye şampiyonu olarak tamamlar ve ilk ulusal başarısını elde eder. 1959 yılında Türkiye profesyonel 1. Liginde yer alır. 

Göztepe’nin tarihindeki ilk profesyonel futbolcusu (koca kaptan Gürsel  Aksel’in ağabeyi) Güler Aksel’dir.
İlerleyen yıllarla birlikte Göztepe’nin efsane kadrosu oluşmaya başlayacaktır!..

Unutulmaz kaleci Ali Artuner, Koca Kaptan lakaplı Gürsel Aksel, İngiliz Nevzat Güzelırmak, Bombacı Halil Kiraz, Çağlayan, Küçük Mehmet, Özer, Fuji Mehmet, Cenap,Nihat Yayöz ve Buldozer Fevzi Zemzem! 

Buldozer Fevzi Zemzem ki iki kez Türkiye gol kralı olmuş taçsız kral Metin Oktay’ı birincisinde 20 golle geride bırakmış, ikincisinde birlikte 19ar gol atarak Türkiye ligi gol kralı olur!

Hatta Fevzi Zemzem büyük bir centilmenlikte örneği vererek krallık tacının Metin Oktay’a verilmesini ister ve hakkından feragat eder… 

Türk futboluna damgasını vurmuş bu yıldızlarla bendenizin  yolu 17 yaşında iken kesişmiştir.

Genç bir delikanlı olarak  1972 yılında Sabri Kiraz’ın teknik direktörlüğünde , Suphi Varer’in kondisyonerliğinde  çalışma şansını yakalamıştım! Hergün gazetelerde boy boy resimlerini görüp , haklarındaki övgüleri okuyup, radyolardan maçlarını heyecan ve hayranlıkla dinlediğim bu şöhretlerle Göztepe stadında antrenmanlara çıkıyordum.

İlk kez bir ay yıldızlı formayı antrenmanlarda giymem için diğer malzemelerle birlikte teslim etmişlerdi. Sarı kırmızı çizgili ay yıldızlı bu eski antrenman forması benim için paha biçilemez değerdeydi. Bugünde öyledir…

İlk antrenmana çıktığımda  malzemeci topları getirdi. Yirminin üzerinde top vardı ama sadece 2 tanesi yeniydi. Diğerlerinin hepsi eskimiş toplardı. Bir toplara, bir de yanımda koşan yıldızlara baktım, o anda gözümde daha da büyüdüler. Antrenmanlar bittiğinde duşlara giderdik! Sıcak su 15 dakikada biterdi. Yıkan-yıkanabilirsen! Ancak bu durumdan da hiç kimse şikayet etmezdi. Herkes çok mütevaziydi. Çok arzu etmeme rağmen bu şöhretler topluluğunda kendime yer bulamadım! Hayatımın futbol adına en güzel zaman ve anılarını Göztepe’de yaşadım. Minnettarım.

1961-1962 sezonunda teknik direktörlük koltuğuna oturan Adnan Süvari önderliğinde taraflı-tarafsız herkesin taktir ettiği bir futbol sergileyen efsane Göztepe o dönemde şu başarıları kazanmıştır.

Avrupa Fuar Şehirleri Kupası (Bugünkü UEFA): 1967-1968 sezonu çeyrek final 1968-1969 sezonu yarı final; 1969-1970 sezonu çeyrek final

Türkiye Kupası: 1967-1968 sezonu Altay ile Türkiye kupası finali(maç berabere sona erince yazı tura ile kazanan taraf Altay oluyor) 1968-1969 sezonu Türkiye kupası şampiyonluğu(Göztepe 1 –Galatasaray 0 ) 1969-1970 sezonu Türkiye kupası şampiyonluğu ( Göztepe 3 – Eskişehirspor 1 )

Cumhurbaşkanlığı Kupası: 1968-1969 Cumhurbaşkanlığı kupası finali 1969-1970 Cumhurbaşkanlığı kupası (Göztepe 3  -Fenerbahçe 1 )

Federasyon Kupası: 1962-1963 Federasyon kupası şampiyonluğu..

1976-1977 yılında 18 yıl aralıksız mücadele ettiği Türkiye 1. Liginden 2. Lige düşen Göztepe bu tarihten sonra inişli çıkışlı bir profil çizer.

1997 yılında 18 yıllık 1. Lig özlemi Dinç Bilgin başkanlığında son bulur ve Göztepe tekrar 1.Lige yükselir. Ancak ardından tekrar düşüşe geçen takım 2006-2007 sezonunda tarihinde ilk kez profesyonel liglere veda eder.

2007 yılında Altınbaş yönetimiyle tekrar yükselişe geçen Göztepe’nin başına 2013-2014 sezonunda Mehmet Sepil geçer. 
Göztepe 14 yıllık aranın ardından Türkiye TFF 1.liginde play-off finaline kaldı.

Finalde Eskişehirspor ile karşılaşan Göztepe, 90 dakikası 1-1 sona eren maçta uzatmalarda da gol olmayınca penaltı atışlarında 3-2 yenerek  Süper Lig’e  yükseldi. 

Maçtaki önemli anlara değinecek olursak;  Göztepe Eskişehirspor karşısında (0-1) geriye düştüğü, tamda umutların tükenmeye başladığı anda tecrübeli teknik direktör Yılmaz Vural’ın akıl dolu hamlesiyle karşılaştık. Vural Hoca maçın 85’inci dakikasında, takımı üzerine çöken kara bulutları dağıtmak adına, taktik bilgisini ve futbol dehasını devreye soktu.  

Çok cesur bir kararla aynı anda takımın 3 yıldız futbolcusunu sahadan çekip yerine, Murat Akın, Kobakhidze, Sinan’ı sahaya sürerek maçın kaderini değiştirdi.

Oyuna giren Kobakhidze o çok sınırlı zaman içerisinde maça ayrı bir ruh getirdi. Kapasitesinin de üstüne çıktı. Yaptığı asistlerden birinde topla Yahoviç’i buluşturarak maçta skoru eşitlemeyi başardı (1-1) ve Göztepe’nin süper lige çıkma umudunu yeniden yeşertti!

Uzatmalarda da başka gol sesi çıkmayınca maç penaltı atışlarına kaldı. Penaltı atışlarında kaleci Günay’ın mükemmel kurtarışları sonrasında Göztepe adına son penaltı atışını kullanmak üzere topun başına gelen Sinan aynı zamanda 85.dakikada oyuna giren futbolculardan biriydi..

Sinan’ın penaltıyı  gole çevirmesiyle birlikte Göztepe, Süper Lig biletini söke söke alarak İzmir’i sevince boğdu!
Maçta yaşanan sevimsiz manzaralara da değinmeden geçmek olmaz!

Tribünlerden atılan meşaleler, verilen aralar o gecenin futbol zevkine gölge düşürmüştür. Aranın yaşandığı sırada Göztepe teknik direktörü Yılmaz Vural ile Eskişehir teknik direktörü Mustafa Denizli’yi maçın orta hakemiyle birlikte sorunları çözmek adına bir araya geldikleri anlarda ekrandan dikkatle izledim. Vücut dillerini çözmeye çalıştım! Mustafa Denizli bana göre sanki biraz kibirli ve tepeden bakan bir ruh hali içerisindeydi!  Rakibi Vural hocayla sanki ‘lütfen’ diyalog kurar gibiydi. Gerçekten de hiç hoş değildi! 

Mustafa Denizli hakkında daha fazla bir yorum yapmak şuan gereksiz. Es Es’lere gelecek sezon için başarılar diliyorum.
Yılmaz Vural hocamıza gelirsek!

Aldığı diplomaya sahip olan henüz bir Türk teknik direktör yok! 

Yılmaz Vural heyecanı, samimiyeti, sevinci ve kederiyle tipik bir Türk insanı! Başarılı bir teknik adam. 

Bilgisine, becerisine ,başarılarına ve liyakatına rağmen, Yılmaz Hoca Türk futbolundaki hak ettiği değeri ne yazık ki görebilmiş değildir! Futbolumuzda sözüm ona söz sahibi kişilere, ciddi adam rolleri kesmediği için tüm başarılarına rağmen ülkemizde hak ettiği değeri bulamamıştır.

Göztepe Camiası elde ettiği bu müthiş başarısını devam ettirebilmek için gerekli transfer ve yatırımları yapmaktan imtina etmemelidir.

Bu andan sonra İzmir Süper Lig’de kalıcı olmalıdır. İzmirli ekran karşısında düşmemek için mücadele verecek bir takımı izlemek istemez. 

Asansörü yalnızca Karantina tepesine çıkmak için kullanır. Körfezin maviliklerine dalarak çay yudumlamayı tercih eder!..  

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 1 yorum mevcut

    • VAROL ZENGİNOBUZ 1 hafta önce yorumlandı

      sporda başarılı olmak için bütün milletçe sporun niteliği ve değeri anlaşılmış olmak ve ona kalpten sevgiyle bağlanmak ve onu vatan görevi saymak gerekir. atatürk
      halkının futbol ile yiyecek ve içecekten başka hiçbir şeyi ciddiye almadığı bir ülkede yaşıyoruz.
      tüm bu olumsuzluklar içersinde,sevgili ali ihsan ağbimizin çok değerli araştırması ve hafızasından kaybolmamış bu bilgileri bizlerle paylaşması,takdirlere şayandır.kendisini ve değerli editörümüzü yürekten kutluyorum.

    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    ARŞİV