27 Haziran 2017 Salı

SEYDİKÖYLÜLER'İN BAHAR KONSERİ MEST ETTİ

Seydiköylüler Derneği Türk Halk Müziği Korosu Şef Nusret Taşçı yönetiminde 5 Nisan akşamı Gaziemir Belediyesi Kültür Sanat Merkezi Nazım Hikmet Salonu'nda enfes bir müzik verdi.

06 Nisan 2017 Perşembe 12:43
SEYDİKÖYLÜLER'İN BAHAR KONSERİ MEST ETTİ
Gaziemir Kaymakamı Yaşar Dönmez'in keyifle izlediği konserde Seydiköylüler Türk Halk Müziği Korosu bir diğerinden güzel 18 eseri başarıyla icra etti. Koro sahnesini seyircilerinde coşkulu katılımıyla 'İzmir'in Dağlarında Çiçek Açar' marşıyla bitirdi.

Seydiköylüler Derneği Türk Halk Müziği Korosu bir konseri daha icra etmenin haklı gururunu yaşadı. Geçtiğimiz yıl 12 Mayıs'ta ilki gerçekleşen Seydiköylüler Kültür Sanat Gecesi'nde ilk kez sahne alan Seydiköylüler Derneği Türk Halk Müziği Korosu bu yılda da Gaziemirli müzik severleri mest etti.

Aralarında Gaziemir Kaymakamı Yaşar Dönmez, Gaziemir Belediyesi Encümen Üyeleri Abdurrahim Nursoy, Fatma Tınaztepe, kapatılan Sarnıç Belde Belediyesi son başkanı İsmail Acar ve eşi Beytiye Acar, Gaziemir Belediye başkan yardımcısı Barış Çağlar Çelik, CHP Gaziemir İlçe Kadın Kolları Başkanı Bengü Sayköse, Atatürkçü Düşünce Derneği Gaziemir Şubesi Başkanı Turgay Altınışık, Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği Gaziemir Şubesi başkanvekili İlhan Akbaş, Gaziemir Kent Konseyi başkanvekili Coşkun Özen, İzmir Pomaklar Derneği'ni temsilen Gürbüz Öngören'in de yer aldığı yüzlerce Gaziemirli Seydiköylüler Korosu'nun seslendirdiği türküleri dinledi, onlara eşlik etti.

Seydiköylüler Derneği Başkanı Hakan Süvari yaptığı konuşmada koro şefi Nusret Taşçı başta olmak üzere emeği geçenlerden takdirle söz etti. Süvari "Seydiköylüler Derneği olarak düzenlediğimiz kültür gecelerinden bu yıl ikincisini gerçekleştirmenin gururunu yaşarken, bizleri hiç bir zaman yalnız bırakmayan hemşerilerimize ve tüm Gaziemirlilere teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. 

Seydiköylüler Türk Halk Müziği Korosu; Bergama yöresinin ünlü türkülerinden 'Gerizler Başı' ile başladı konserde, Antalya Korkuteli yöresinden 'Çay Benim, Çeşme Benim' ile devam etti. Halk ozanlarımızdan Neşet Erteş'e ait ünlü 'Yalan Dünya' eserini de seslendirdi. Gecenin ilk solosunu Songül Başbay seslendirdi. Songül hanın naif sesiyle Orta Anadolu' yöresinden 'Şafak Söktü Gine Sunam Uyanmaz' türküsünü başarıyla seslendirdi. Daha sonraki  Kahraman Maraş diyarının ve Aşık Mahzuni Şerif'in ünlü 'Merdo' adlı türküsünü Seydiköylüler Derneği Başkanı Hakan Süvari'nin eşi Berrin Süvari seslendirdi. Berrin hanımında başarıyla icra ettiği eser salondan büyük alkış aldı. Koro daha sonra Bilecik Gölpazarı bölgesinden 'Payton Geldi Meyhaneye' adlı eseri seslendirdi. Bu eserin adından yine bir solo vardı. Selda Gürkan gür sesiyle seslendirdiği Hatay yöresinin son zamanlarda en çok bilinen eseri 'Şu karşıki dağda kar var, duman yok' salonda hayli alkış aldı. Selda hanımdan sonra Seydiköylü korist Abdül Kadir Özalp'in sahneye gelecek anonsuyla birlikte salon daha da hareketlendi. Neşet Erteş'in 'Ahirim Sensin'i gayet profesyonel bir şekilde icra eden Abdül Kadir Özalp seyirci ilgisinin hakkını verdi. Koro birinci bölümü Eskişehir yöresinin ünlü türküsü 'Kahveyi Kavururlar'ı salonla birlikte icra etti. İkinci bölüme koro Afyonkarahisar'dan 'Karahisar Kalesi' ile başladı. Ardından şef Nusret Taşçı'nın uzun yıllardır bağlama öğrenciliğini yapan ve 'Baş Bağlamacı' Esra Alkan bu kez solo yapmak için sahne aldı. Rumeli Selanik'in trajedi türkülerinden 'Çalın Davulları'nı oldukça dokunaklı söyleyen genç sanatçı izleyenleri o yıllara götürdü ve gözleri yaşarttı. Esra gece boyunca bağlama hakimiyetinin yanı sıra sesiyle de müziğimizin geleceği için umutları arttırdı.. Seydiköy, Gaziemir doğası ve insanıyla nasıl harman olduğunu, Anadolu'la bir bütün olduğunu, Seydiköylüler korosu seslendirdiği her yöreden türküleriyle bir kez daha ortaya koydu. Diyarbakır'dan Celal Gürses'in hatırlatmadan olmazdı. 'Fincanın etrafı yeşil' türküsünü seslendiren Özkan Çakın salondan büyük alkış aldı. Seydiköy kına gecelerinin hareketli Kırlareli'nin ünlü türküsü 'Bahçelerde bölürce'yi koro seslendirirken Seydiköylüler'i temsilen iki kadın yöresel kıyafetleriyle bir güzel oynadı! Koro Urfa yöresinden 'Al yeşil dökün anneler, mezer taşıma' adlı eserinin ardından, korist Selda Gürkan bir kez daha sahne alarak 'Ben yoruldum hayat gelme üstüme' adlı parçayı salonun büyük beğenisini aldı. Koro daha sonra Arif Şentürk'ün müziğimize kazandırdığı 'Drama Köprüsü' adlı türküyü başarıyla seslendirdi. Seydiköylüler'in kendine has türküsü olan Nigihan Uyanıker'in sözlerini yazdığı ve Nusret Taşçı'nın bestelediği Seydiköy Türküsü'ne sıra gelmişti. Seydiköy Türküsü'nü adeta içselleştirerek icra eden Abdül Kadir Özalp Nazım Hikmet Salonu'nu her yönüyle adeta avucunun içine aldı. Gecenin son türküsü ise Manisa yöresinin ünlü hareketli türküsü 'Ateş attım samana' salondaki coşkuya tavan yaptırdı. Yoğun alkış ve beğeni karşısında bu kez 'İzmir'in dağlarında çiçekler açar' marşıyla kültür merkezindeki tüm seyirciler coşku içerisinde ayaktaydı.            

YEREL HABERCİ HABER MERKEZİ

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 3 yorum mevcut

    • Songül Başbay. 3 ay önce yorumlandı

      emeğize,eli̇ni̇ze sağlik.herşey çok güzel anlatilmiş,görseller de ayrica güzel olmuş ,şahsim adina çok teşekkür ederim.

    • H acar 3 ay önce yorumlandı

      Mükemmel anlatımısınız için teşekkürler

    • VAROL ZENGİNOBUZ 3 ay önce yorumlandı

      atatürk, bir müzisyen olmasa da derin bir müzik kültürü ve anlayışına, zevkine sahipti. müziği seviyordu. şu sözleri bunu anlatmaktadır:

      "müzik, yaşamın bir parçası değil kendisidir. yani 'hayat müziktir.' müzik ile alakası olan tek varlık, insandır. müziksiz bir hayat da zaten mevcut değildir."

      evet atatürk ne kadar da haklıydı; müzik hayatın neşesi, ruhu, sevinci, kendisiydi. ancak, müziğin türü üzerinde dikkatle durulmalı, düşünülmeliydi.

      atatürk, türk müziğine alaturka damgasını vuranlardan değildi, hele arap, fars ve bizans müziklerinden etkilenmiş olduğu görüşünü asla kabul etmemiş.

      emeği geçen herkesi tebrik eder,"hayır"lara vesile olmasını dilerim.
      atatürk'ün sevdiği şarkilar & türküler

      alişimin kaşlari kara

      cana rakibi handan edersin

      çanakkale içinde

      dayler dayler, viran dayler

      hab-gah-i yare girdim arz için ahvalimi

      kirmizi gülün ali var

      köşküm var deryaya karşi

      mani oluyor halimi takrire hicabim

      sari zeybek

      şahane gözler şahane

      vardar ovasi

    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    ARŞİV