28 Mart 2017 Salı

“Sihirbazın Çırağı”

09 Kasım 2012, 23:44
“Sihirbazın Çırağı”
Osman Aydoğan
“Der Zauberlehrling”, Türkçe adıyla “Sihirbazın Çırağı”, Alman edebiyatının şüphesiz en büyük isimlerinden Goethe tarafından 1797’de yazılmış bir şiirdir.
Goethe ''Zauberlehrling'' isimli şiirinde sihirbaz çırağı ustasının yerine geçmeye kalkar, ustasının olmadığı bir zaman büyüyü basit birşey sanır, bütün hayaletleri çağırır, ancak bunlarla baş edemez.
Sonra ustasından medet umar...
Sihirbazın çırağı sonunda şöyle haykırır;
‘’Die ich rief die Geister, werd’ ich nun nicht los’’
(Çağırdığım hayaletlerden şimdi kurtulamıyorum.)
Bu şiir ABD yapımlı dört filme kaynak teşkil etmiştir.
Bunlardan ilki 1940 yapımı efsane Walt Disney klasiği “Fantasia” filmidir. 
Bu film; çok bölümlü ve çok renklidir. Filmin müziği olarak J. S. Bach, Stravinski, Paul Dukas, Çaykovski, Beethoven, Mussorgski ve Schubert gibi klasik müzik dehalarının eşsiz eserlerin eşliğinde, harika çizimlere ve büyülü bir atmosfere sahip olan görüntülere sahiptir. Filmde; şarap tanrısı Dionysos, çobanların tanrısı Pan, yarı insan ve yarı bedenli düşsel varlıklar olan Centaurlar, sayısız çokluktaki dişi tanrısal varlıklar olan Nympheler, doğurganlık tanrısı Eros ve daha birçok Yunan mitolojik yaratığı çizgilerle canlandırılmakta ve Mickey Mouse da  tanıtılarak sihrin ve masal diyarının içine doğru bir yolculuk yapılmaktadır. Çizgi filmle klasik müziğin harmanlandığı bir filmdir. Bu film animasyon film tarihinin başyapıtı sayılır.
İkinci film bu filmden 60 yıl sonra Disney’in kuzeni Roy Disney tarafından yeniden çekilen ‘’Fantasia 2000’’dir.  Film; her bölümü değişik bir yönetmen tarafından hazırlanan sekiz kısa filmden oluşmakta ve Beethoven’ın Beşinci Senfonisi üzerine uyarlanan aydınlık-karanlık savaşı ile başlamaktadır. Bölümler boyunca pek çok farklı kahramanlar bulunmaktadır. Filmde Mickey Mouse ve Donald Duck da vardır. Her bölümün başında ünlü oyuncuların sunuculuk yaptığı film, umut, yeni başlangıçlar ve iyilik duygusu aşılamaktadır.
Üçüncü film ise 2010 senesinde Nicholas Cage’in başrolde oynadığı ‘’Sorcerer’s Apprentice’’ (Sihirbazın Çırağı) filmidir.
Dördüncü ve esas film ise 2002 yılında Türkiye’de sahnelenen ve halen devam eden  ‘’Ilımlı İslam’’ adındaki ABD yapımı bir filmdir. 
Bu filmde de öncekiler gibi bölüm bölümdür. ‘’Fantasia 2000’’de de olduğu gibi her bölümün başında ünlü oyuncuların, kimi liboşların, kimi döneklerin ve yazarların sunuculuk yaptığı film, umut, yeni başlangıçlar ve iyilik duygusu aşılamaktadır. 
Birinci filmde yer alan klasik müzik yerine ilahiler eşliğinde, özelleştirme adı altında Devletin yağması, ileri demokrasi adı altında otoriter ve antidemokratik bir rejim ve melez bir demokrasi, bağımsızlık yerine ABD’ye mutlak itaat, BOP’a sübap, ulusal değerlerden vazgeçme, Cumhuriyetin kuruluş felsefesini yok etme, üretim yerine tüketim, bilim yerine hurafe, sosyal adalet yerine sadaka dağıtan devlet sergilenmektedir. 
Daha önceki filmlerde yer alan büyülü sahnelerin yerini bu filmde AVM’ler, lüks tüketim, duble yollar, yüksek binalar, TV’lerde renkli diziler, eğlenceler, futbol ve bol miktarda magazin sergilenmektedir.
Filmde özellikle ‘’Balyoz’’ bölümü görülmeye değer bir sihir bölümüdür. Bu bölümde ülkenin ordusunun subayları ve generallerinin büyükçe bir bölümü uyduruk bir CD ile esir edilmekte, göreve devam edenlerin ise sesi kısılmaktadır. 
Filmin ‘’Ergenekon’’ bölümünde ise olmayan bir terör örgütüyle ülkedeki aydın gazeteci, bilim adamı, yazar ne varsa hepsi hapse atılmaktadır ki böyle bir sihri ne David Copperfield ne de Harry Houdini başarabilirdi.
Filmin sonlarına doğru ‘’Bayram’’ bölümünde ise Türk bayrağı yasaklanmakta, Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına engel olunmakta, Türk bayrağı taşıyanlar yerlerde sürülmektedir. 
Film içerisinde yargı ve üniversiteler siyasallaşmakta, basın bağımsızlığını kaybetmekle kalmayıp yandaş haline gelmektedir. Filmdeki mahkemelerde iddia makamı ile hüküm makamı iç içe geçmektedir.
Bu filmde daha önceki filmlere taş çıkartırcasına bir sihir bölümü vardır ki, bu bölüm muhtemel olarak devam eden filmin final sahnesi olacaktır. Bu bölümde sözde yeni anayasa ile ulus devletin, üniter yapının, Cumhuriyet kazanımlarının tasfiyesinin hukuki altyapısı oluşturulmak ve ülke federal bir yapıya götürülmek istenmektedir. 
Birinci film olan “Fantasia” içerisinde yer alan Yunan mitolojik varlıklar yerine bu filmde onlardan daha etkin olan gerçek kişiler yer almakta sihrin ve masal diyarının içine doğru bir yolculuk yapılmaktadır. 
Filmde Yahudi aleyhtarlığı ile İsrail dostluğu harmanlanmakta, bir yandan Araplara yanaşıp Hamas dostluğu sergilenirken diğer taraftan ise 21’inci yüzyılda İslam dünyasına yapılan Haçlı Seferlerine ise en büyük destek verilmektedir. Matrix filminde olduğu gibi bütün bu dört filme de Masonik karakterler sergilenmektedir. Bu film illüzyon film tarihinin başyapıtı sayılmaya aday gösterilmektedir.
Filmde dost olması gereken ülkelere düşmanlık, düşman olması gereke ülke ve gruplara da dostluk sergilenmektedir. 
Bu filmde büyücüyü ABD, çırağını ise onun Eşbaşkanı canlandırmaktadır. 
Bu filmde büyücü çırağı kendisini bir şey sanarak ve kendinden öncekileri ve özellikle Atatürk zamanı Türkiye Cumhuriyeti’ni küçümsemekte, Atatürk’ün adı her bir yerden kaldırılmakta ve ezberi bozacağız derken ekonomiden, Kürt sorununa, PKK terörüne, mezhep ayırımcılığına, taassuptan Ortadoğu bataklığına kadar bölgede bulunan ne kadar hayalet varsa çağırılmaktadır…
Büyücü çırağı şimdi de bu hayaletlerden kurtulamamaktadır.
Bu nedenle son zamanlarda bu çırak sürekli gergin bir vaziyette Goethe’nin büyücü çırağı gibi şöyle bağırmaktadır:
‘’Die ich rief die Geister, werd’ ich nun nicht los’’
(Çağırdığım hayaletlerden şimdi kurtulamıyorum.)
Stefan Zweig ''Dünün Dünyası'' isimli kitabında şöyle yazmıştı;
''Çoktan unutulup gömüldü sanılanın, eski biçimi ve görüntüsüyle yine karşımıza çıkması kadar ürkütücü bir şey yoktur hayatta.''
Çoktan unutulup gömüldü sandığımız hayaletlerin (terör, mezhepçilik, cehalet, taassup, modern feodalizm, Ortadoğu’ya bulaşmak, Suriye çıkmazı vb.) eski biçimi ve görüntüsüyle yine ülkenin karşımıza çıkması kadar ürkütücü bir şey yoktu hayatta.
Filmde çağırdığı Ortadoğu hayaletlerinden şimdi kurtulamıyor büyücü çırağı…
Baksanıza sıfır seviyesinde alıp da azdırdığı terör 28 Ekim 2012 günü güpegündüz Şırnak’ı basmaktadır; hem de Valiliği, hem de Emniyet Müdürlüğünü ve hem de Tümeni roket yağmuruna tutarak…
Doğu ve Güneydoğu’da yol güvenliği sıfır noktasına inmiştir. Güpegündüz yollar kesilmekte, askerî konvoylara roket atışı yapılmaktadır. Diyarbakır’dan Hakkari’ye günlük ne olup bittiği konusunda kimsenin tam bir bilgisi yoktur.
Şehitler artık birer birer değil, artık sekizer onar gelmektedir.
Cari açık ve dış borç Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmaktadır.
Büyücü çırağı filmin başında sıfır sorun diye başladığı komşuluk ilişkilerinde öylesine bir sığlığa düşer ki filmin sonuna doğru tüm komşularla kavgalı hale gelir. 
Ülkede yabancılara satılmamış milli varlık bırakılmamıştır.
Ustasının gazına gelerek Suriye’den yüz binin üzerinde sığınmacı çağırır, sığınmacılarla başedemeyince ustasını çağırsa da ustası onu yüzüstü bırakır.
Kendisini usta zanneden büyücü çırağının ülkeyi getirdiği nokta bu…
Filmin ülkemizde çekimine halen devam edilmektedir.
Bu filmin 2015 yılında biteceği tahmin edilmekte ve büyücü çırağının ustası tarafından deliğe süpürülüp süpürülmeyeceği bilinmemektedir. Bilinen; bir vakitler çırağın adamları tarafından ustaya çırağın deliğe süpürülmemesinin rica edildiğidir.
Büyücü çırağının, yakın bir gelecekte Pers Kralı Darius karşısında Lidya Kralı Krezüs gibi ‘’Solon, Solooooon’’ diye feryat etmemesi umulur.
Ancak görünen odur ki; filmde figüran olarak rol alan ve her şeyden bi haber uyuyan halkın uyanırsa Oscar’lık bu filme yazık olacağı, yok uyanmazlarsa da ülkeye yazık olacağıdır…

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    ARŞİV